Sürmanşet 10.10.2017 09:10:57 641 defa okundu

“Enerji insan hayatından önemli değil”

Tunceli’ye gelen Global Resources Partnership Yönetim Kurulu Başkanı ve The Bosphorus Energy Club’un Kurucusu Mehmet Öğütçü ile bir söyleşi gerçekleştirdik. İlimize kaygıyla geldiğini ancak burada bulunduğu süre sonunda “Algı ile realite arasında fark var” cümleleriyle yaşadığı duygu devinimlerini paylaşan Öğütçü’ye ‘Tunceli nasıl kalkınır, Munzur üzerine yapılacak HES’ler, Halk ile devlet nasıl barışır sorularını yönelttik ve Türkiye ekonomisi ile Yeni Büyük Oyun adlı kitabına dair konuştuk.

“Tunceli doğası ile hayranlık uyandıran bir yer. Su gittiği yere zenginliği, bereketi getirir. Ama Munzur, Tunceli’ye bunu getirememiş.” diyen Öğütçü, Munzur Nehri üzerine HES yapılmaması gerektiğini vurguladı ve “Enerji hiç bir şekilde insan hayatından önemli değil” ifadelerini kullandı.

 

Başbakan Özal’a En Genç Danışman

Mehmet Öğütçü ile Tunceli’de katıldığı panel sonrası konuştuk. Genç yaşta Turgut Özal’ın danışmanlığını yapan Öğütçü, yatırım ve enerji sektöründe 30 yılı aşkın tecrübeye sahip. Halen merkezi İngiltere’nin Başkenti Londra’da bulunan, dünya çapında doğal kaynak ve enerji varlıklarına yatırım yapmakta olan Global Resources Partnership’in başkanlığını yürüten Mehmet Öğütçü’nün ‘Geleceğimiz Asya’da mı?, Kalkınma İçin Kaliteli Yabancı Yatırım, Yeni Ekonomik Süper Güç Çin ve Türkiye, Küresel Göçebe, Enerjide Oyun Değiştiriciler, 2023 Türkiye Yol Haritası, Yeni Büyük Oyun, Yükselen Asya, Bir 2023 Türkiye Rüyası, 2023 Türkiye Vizyonu: hayaller ve gerçekler” adıyla yayınlanmış kitapları da var.

Öğütçü, Ankara U¨niversitesi Siyasal Bilgiler Faku¨ltesi’nde Uluslararası I·lis¸kiler Bo¨lu¨mu¨’nu¨ bitirdikten sonra London School of Economics (LSE)’den Uluslararası Ekonomi u¨zerine Master derecesi alan, daha sonra Bruges’daki College d’Europe’da AB Jean Monnet Fellow’u olarak Avrupa Yo¨netimi Master’i yapan biri. Öğütçü, zaman zaman LSE, Reading University, Dundee University, Harvard’ta Enerji Jeopolitigˆi, Rekabet Gu¨cu¨ ve Kalkınma I·c¸in Yatırım konularında dersler de veriyor.

İşte Munzur Üniversitesi ve FKA ortaklığıyla ilimizde düzenlenen 4. Bölgesel Kalkınma Konferansı’nın ardından Tunceli EMEK Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Mehmet Öğütçü ile yapılan o söyleşi;

 

Tunceli ekonomik olarak hangi yönde gelişir? Tespitleriniz ve önerileriniz nelerdir?

Bu, Tunceli’ye ilk ziyaretim. Gelirken de biraz kaygı ile geldim. Özellikle Elazığ’dan karayoluyla Tunceli’ye gidiş.

Birçok dostuma sordum, danıştım. Geldiğim zaman tahmin ettiğimden çok daha farklı bir kent ile karşılaştım. Elazığ’dan Tunceli’ye gelen yol boyunca gözlemlerim, hem üniversite hem kent içindeyken ve daha sonra yaptığımız gezilerle, görüştüğümüz insanlarla, edindiğim izlenimler bende çok farklı bir Tunceli izlenimi bıraktı. Dolayısıyla algı ile realite arasında bir fark var. Dışarıdan baktığınız zaman, Tunceli’de güvenlik konusundaki kaygının bir numara olduğu aşikâr. Tunceli çok iyi bilinmiyor. Gerçek yönleriyle, boyutlarıyla tanıtılmıyor da. Güvenlik halen ciddi bir kaygı. Tabi ortalıkta gördüğümüz askeri araçlar, bariyerler, halk ile konuştuğunuz zaman edindiğiniz izlenimler... Ancak önemli ölçüde iyileşme başladığı, nispeten güvenliğin tesis edildiği, Ovacık’a kadar giden yol boyunca halen bazı riskler olabileceği ama genelde hem bölgeye yapılan ciddi altyapı yatırımları hem devletin daha yakın olması, sevimsiz yüzünün şefkatli devlete doğru gidişinin hızlanması biraz daha iyimser hava yaratmış gibi görünüyor. Birkaç gün içinde bu konuyla ilgili kesin kanaate varmak kolay değil.

Ekonomik olarak ise; kenti tahmin ettiğimden daha gelişmiş buldum. İnşaat sektörü Türkiye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi lokomotif. Ve şaşırdım bu kadar gelirinin düşük olduğunu tahmin ettiğim bir bölgede muazzam yapılaşma, inşaat…Tunceli’nin belki de en büyük zenginliklerinden biri diasporası,  yani il dışındaki nüfus ile açıklanabilir. Hem Türkiye’deki diasporası hem de özellikle Avrupa’daki diasporası. Rakamlar doğru ise Dünya genelinde 1 milyona yakın Tuncelili olduğu söyleniyor. Şu anki nüfusu otuz üç bine karşılık, Tunceli’nin dışardaki diasporası çok güçlü. Bence en büyük kaynaklarından biri bu. Çünkü diasporadaki Tuncelililer de gittikleri yere yerleşmiş, kökleşmiş, iş güç sahibi varlıklı insanlar. Diasporadaki Tuncelililer halen ekonomiyi destekliyorlar. Akrabalarına gönderdikleri maddi desteklerle zannediyorum binaların alınması bu şekilde oluyor. Eğer güven oluşur ise, o zaman bu insanların daha fazla katkısını çekmek mümkün olabilir. Ben bunu çok önemli görüyorum. Çünkü hiçbir kentte bu kadar büyük diaspora yoktur. Otuz üç bin nüfusa karşılık, dünyanın dört bir tarafında 1 milyon insan. Öncelikle bunun altını çizmek istiyorum.

İkinci olarak; doğası ile hayranlık uyandıran bir yer. Olağanüstü bir doğası var. Daha ben birçok yerini göremedim, yukarılara çıkamadım, Ovacık taraflarına gidemedim. Özellikle içinden nehir geçen kentlerin dünyada ayrı bir yeri vardır. İçinden su geçen kentler çok bereketlidir, çok zengindir, çok hareketlidir, çok kültürlüdür. Su gittiği yere zenginliği, bereketi getirir. Ama Munzur, Tunceli’ye tam bunu getirememiş. Tunceli’nin bu su değerini, kutsal suyu yeterince kullanabildiği söylenemez. Kentin içinden geçmesine rağmen kent ile bütünleşmemiş, kentin dışında kalmış gibi. Ekolojik dengesine, doğal hassasiyetine riayet ederek, dokusunu bozmadan kenti biraz Munzur nehrinin etrafında geliştirmek çok önemli. Onu bir eksiklik olarak gördüm.

 

Bir diğeri ise yapılaşma; Bu yapılaşma diğer büyük kentlerde gördüğümüz yapılaşma ile aynı. İnşaatın kalitesi yüksek ancak estetik yönden göze hitap etmeyen binaları var. Tunceli gibi bir yerin, bu bölgeye özgü bir mimari geliştirmesini beklerdim. Hem tarihiyle, hem inancıyla, hem de doğasıyla iç içe geçecek bir mimari üslubu olsa çok daha harika bir yer olabilir. Ekolojik turizm için ideal bir yer burası. Zaten dünyanın dört bir tarafından zamanın da av için gelenler, trekking (doğa yürüyüşü) için gelenler oluyormuş. Bu kesim daha çok yüksek gelire sahip insanlardır. Buraya ucuzcu turistleri çekmekten ziyade, hem yurt içinden hem yurt dışından kaliteli, para harcayacak, doğaya saygı duyan, kentin yurt içinde ve yurt dışında gönüllü elçileri olacak insanları çekmek lazım. Bu da tabi yine güvenlikle alakalı. Güvenlik sağlanmadıktan sonra bu insanları getiremezsiniz.

 

İnanç hususu Tunceli’de son derece önemli. Munzur nehrinin özelliğini, efsanesini bilmiyordum. Halkın Munzur nehrine tutkusu, kutsallığı çok önemli bir unsur. Ve Vali Tuncay Beyin gazetenizdeki mülakatına bakınca gördüğüm “Munzur nehrinin üzerinde yapılacak olan HES’e karşıyız” demesi çok güçlü bir mesaj. Üstelik bir kamu görevlisi. Üstelik başka yerlerde, Karadeniz’de HES’lerin konusunu biliyorsunuz, Ege’de rüzgar enerjisinin, rüzgar güllerinin durumunu biliyorsunuz. İnsan yerleşimlerine yakın yerlerde. Bunca tepki gösterilmesine, hukuki kararlar alınmasına rağmen geriye çevrilmedi onlar. Ama burada o kutsallığa saygı duyulması, riayet edilmesi takdire şayan bir husus. Bunda da halkın bilincinin ve bu konudaki kararlılığının önemli rol oynadığını tahmin ediyorum. Yani durup dururken Sayın Vali böyle bir şey söylememiştir. Anlamıştır ki, bu kent için gerçekten Munzur çok önemli, burada yapılacak, özellikle üst taraflar da yapılacak HES’ler çok ciddi gerilimleri yaratabilir.

Söyleşinin Devamı Yarınki EMEK'imizde...

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

NÖBETÇİ ECZANE

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 7844
 Dün : 20599
 Toplam : 21405338
 Ip No : 54.82.81.154