Manşet 17.5.2017 18:00:00 888 defa okundu

"Tarih aykırıları, dönemin bağnazlıklarına karşı çıkanları; ya hasta, ya deli diye damgalıyor bunu biliyorduk."

İşte Hüsniye Karakoyun'un Tunceli EMEK Gazetesi'nde yayınlanan "1 kadın ve 40 yıllık iktidar" başlıklı makalesinin tamamı:

Avusturya-Innsbruck’tayım. Tirol Eyaletinin başkenti ve bir ilçesi olan Innsbruck’ta, kent sokaklarında, bazen Hungerburg’dan tüm güzelliğiyle Innsbruck’u seyrederken, bazen İnn Nehrinin nazlı nazlı süzülmesini, geniş bir alana kurulu olan Hofgarten botanik bahçesini, altın çatılı olarak bilinen Tirol Eyalet Müzesini de geziyoruz. Dolaştığımız her yerde onun fotoğrafları ve binalara oyulmuş büstlerini görmek mümkün.

Bir kadının erkek egemen dünyada, 1700’lü yıllarda; asiliği, delişmenliği, kararlılığı ve kadınlığının kendisine engel olarak sunulduğu zamanlarda başardıklarının öyküsü arasında, onun var ettiği topraklarda dolaşıyorum. Her köşe başında fotoğraflarını, binaların duvarlarına oyulmuş anıtlarını görmek mümkün.

3 panel ve bir tv programına katılmak üzere on gün kaldığım Avusturya’nın başkenti Viyana’da, günümüzde Sisi’nin Sarayı olarak adlandırılan Schönbrunn Sarayı’nı dolaştıktan sonra bu kadının hayatını araştırmış ve 1800’lü yıllarda yaşadığını, dönemin saray hayatına aykırılıklarını okumuş, tarih onu nevrotik kadın olarak damgalasa da, ben yaşadığı yılları tasavvur edip “Nelerle başetmeye çalışmıştır kimbilir” diyerek kendisine hayranlık duymuştum.

Tarih zaten aykırıları, dönemin bağnazlıklarına karşı çıkanları; ya hasta, ya deli diye damgalıyor bunu biliyorduk. Bu nedenle, biberin-taze fasulyenin sivri kısımlarının neden kesildiğini anlayamamazlığımız ve nedensizliğini, tarih aykırılıklarıyla yüzyıllar sonra dahi not düşerek çeşitli öyküler taşıyordu tüm tezatlığıyla günümüze. Bu nedenle, Dünya yuvarlaktır diyen Galileo Galilei o dönemde ev hapsine mahkum olurken, bugün ders kitaplarına girip biliminsanı olmayı kuşkusuz aykırılığına borçluydu.

“Okula başladıktan sonra sıkı disiplinden ve ezberci anlayıştan rahatsız olmaya başladı” diyerek tarihe not düşülen Albert Einstein’ın, o dönemde çevresinde yarattığı algı, mutlaka “Bu kafayla bu çocuktan adam olmaz” çıkarsamasıydı.

1854 yılında evlendirildiğinde henüz 15 yaşında olduğu tarihe not düşülen asıl adı Elisabeth Bavaria olan Kraliçe Sisi ve 1740-1780 yılları arasında 40 yıl monarşi ile yönetilen Avusturya’daki iktidarı yönetmenin zorluklarına rağmen bunu başaran 16 çocuklu Maria Theresia’yı da ayrıcalıklı kılan bu işte.

Tarih aykırıları sevmiyor yaşadığı dönemde. Ancak sonra sayfalarına da yine onları not düşüyor garip şekilde. Bu tezatlıklar, mutlaka başka aykırıların da bir parça harekete geçmesine vesile oluyordur belki.

Nitekim Maria Theresia’nın hayatı, o dönemde Habsburg Hanedanı'nın tek kadın hükümdarı olmayı başarması, günümüze kadar taşırken onu, bir ülkenin de tarihine damgasını vurduğundan, günümüzde dahi varlığını her yerde hissettiriyor.

11 kızı olan, tarihte tek başına 40 yıl imparatorluk yönetmiş Kraliçe Theresia’nın, kızları da anneleri gibi politik. Bu kızlardan biri de yine tarihten tanıdığımız Marie Antoinette.

Günümüzde yaşananlardan geleceğe düşülecek notlar ve aykırı insan hikayelerini de bizden sonraki kuşaklar okuyacak. Çünkü zaman süpürürken bir çok şeyi, geride hep hatırlanacak şeyler de bırakıyor.

Bu başarı damıtılmışlığını rehber edinip mutsuzlukla hayatı harmanlayın diye yazılmadı bilesiniz bu satırlar.

Çünkü; herkes Maria Theresia, Kraliçe Sisi, Galileio, Einstein olmak zorunda değil. Bu şartlanmışlık içinde olmaktansa, bir parça mutluluk ve huzurla gülümseyen yüz, azıcık da gayret olsa. Bu nedenle ebeveynlerin yetiştirdiği çocuklarına içten gülümsemeyi öğretmesinin ağır derslerden daha verimli olduğuna kanaat getirenlerdenim.

Bir çıkarsamam daha var ki, o da kadınların çıtkırıldım halleri, herkesi kendisinin yoluna taş koyuyor görme hallerinin, başarısının önündeki en büyük engel olduğuna dair görüşüm.

Zira; biliyorum ki EMEK’imizin öyküsü ve akıntının tersine yürüyen hallerimizle biz de tarihe bir not düştük. 200 yıl sonra satırlarımıza konu ettiğimiz kadınların acıyla harmanlanmış hayatları-asiliğine paralel, inadına toplumsal kabul görme çabamızın olmayışı ve başarılarımızı dizginlemek için oynanan bir kaç zavallı oyun da bunun göstergesi.

Hüsniye KARAKOYUN

Tunceli EMEK Gazetesi

Gazetemizi internetten:www.tunceliemek.com.tr

Facebookta: Tunceli EMEK GazetesiTwitter’da: @TunceliEMEK’ten takip edebilirsiniz

UNUTMA! www.tunceliemek.com.tr adresini her ziyaret ettiğinde ana sayfada ve haberlerin arasında görüntülenen reklamları “TIK”lamayı UNUTMA!

EMEK’imizi siz de reklamları “TIK”layarak taçlandırın.

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

NÖBETÇİ ECZANE

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 2073
 Dün : 15370
 Toplam : 20595171
 Ip No : 54.196.33.246