Sürmanşet 10.7.2017 18:09:57 1020 defa okundu

Tunceli’nin Valileri, Valilerin Tunceli’si (3)

Tunceli EMEK Gazetesi'nden Hüsniye Karakoyun, derlemenin bu bölümünde biraz mizahi yaşanmışlıklara yer verdi. Azıcık tebessüm hepimize iyi gelecek öyle değil mi?

Öğretmen olarak ilk göreve başladığım Batman’da okula müfettiş gelmişti. Bu teftişlerde, stajyer olanlarla başlanır genellikle teftişe. Çünkü çömezdir, ilk yılı olmasının da tedirginliğiyle biatkardır ve bu çekingenlik, sanırım gelenin altbenini bir parça okşuyor, bu da kendini birin aksine iki şey sanmasını sağlıyor.

İşte o egonun okulun çatılarında dolandığı (!) bir teftiş sırasında, müfettiş birlikte daha birkaç aydır göreve başladığımız kadın öğretmenin sınıfında öğrencilere “Atatürk kimdir?” diye soruyor.

Parmak kaldıran öğrenciyi cevaplasın diye ayağa kaldırdığında aldığı cevap “İyi vals ederdi, iyi dans ederdi. Kadınları korur, sanatçıları severdi” oluyor.

Hiddetlenerek kadın öğretmene “Sen Atamızı çocuklara böyle mi öğretiyorsun?” sorusuna, öğretmenden “Efendim ders kitaplarından okutuyorum ve orda da bunlar yazıyor” cevabı geliyor.

Sinirle kapıyı çarpıp çıkan müfettişin, kapı kolunu çekerken ki son cümlesi “Sizi aslında sürmek lazım” oluyor.

O dönem Batman’da görev yapıyoruz. Artık daha nereye sürecekse…!

Nitekim; 2000’li yıllar ve Batman’da cinayetlerin sokakta göz önünde işlendiği Hizbullah-PKK çatışmasının yaşandığı, günde onlarca kadın intiharının yaşandığı, medyanın gündüz dahi boş sokaklarını ürpertici müzik eşliğinde sunduğu korkunç bir dönem...

Kadın öğretmeninde dediği gibi gerçekten de o dönem ilkokul birinci sınıf ve ikinci sınıfların ders kitaplarında Mustafa Kemal Atatürk’e ilişkin bu tarz metinler vardı.

Peki bizim derlemede bu anıya neden yer verdiğime gelince; Tunceli’nin valilerinden günlerce medyaya oynadığı oyun ile haberlere konu olan, tekrar tekrar sunulan haberler oldu da oradan.

Bazen öğretmenlikten istifamı kastederek soruyorlar; “Hocam o kutsal mesleği niye bıraktınız?” diye.

O kutsal meslekten, bir valinin zulmü, adaletin güçlüden yana tecellisine tanıklığım sonrası kaybettiğim adalet duygusu, ülkenin mağduru değil Taşkesen’i koruduğuna kanaat getirince istifa ettim.

 

***

Sanmayın ki bu bir öc alma yazısı…

Çünkü; Bu haber-derlemede, kente zulmedenlerin yanında, yüreği güzel valileri de okuyacaksınız.

Makamın dedikoduya yenik düşmüş hallerinin yanında, daralanın bir çayını içmeye gideyim dediği kadar erdemli vali hallerini de okuyacaksınız.

“Vermeyin bunlara parayı alıp götürüp yiyorlar” diyerek devletin köye dönüş ve rehabilitasyon için ödediği parayı vermeyerek vatandaş azarlayanın yanında, Jandarma Alay Komutanına “Üzerinden sürekli helikopter uçurduğumuz bir halkın bizi sevmesini bekleyemezsiniz. Kaldırın bu helikopter pistini Cumhuriyet Mahallesinden. Operasyona çıkarken gücümüzü terör örgütlerine gösterin, halka değil” diyecek kadar empati kuranını, sabahın yedi otuzunda bir kurumun kapısına gidip oturup memurlar kaçta geliyor diye bekleyip ardından saat 08.30’da ayrılan valilerde gördü bu şehir, konuştuğunda kendisini dinlemediğini fark eden, çırpındıkça sesi boşlukta yankılandığı için o daralmışlıkla dışarıda “Bu vali faşist” diye duyduğu için “Sayın Valim ben de sizdenim. Ben de faşistim” diyerek ortak payda bulmaya çalışan muhtar diyalogları da yaşandı Tunceli’de valilerle.

40 vali gelmiş geçmiş bu kentin tarihinden. Herkes mutlak bir iz bırakmıştır. Ama ne yönde olduğu konusu ayrı.

Erzurumlu’nun birine televizyon için çekim yapan muhabir soruyor; “En iyi valimiz hangisiydi?” diye.

Vatandaş bir isim telaffuz ediyor.

Muhabir soruyor “Ne yaptı ki çok sevildi?”

“Erzurum’a atandığında, gelirken yolda trafik kazasında öldü.”

Bizim kente gelen valilerin çevresine her dönemin adamı olan, başkalarını kirleterek kendisine yer açmaya çalışan birkaç tanıdık sima var. Onları çevresinden uzak tutmayı başaranları, gördük ki halk çok seviyor.

Sorun, onların kuşatılmışlığının çemberine sıkışanlarla oluyor.

41. ile iyi yönde yeni başlangıçlar yaşayacağını temenni ettiğimiz Vali Tuncay Sonel ile Tunceli yeni öyküler biriktirecek, bu kuşkusuz. Tekstin nasıl yazılacağı ise zamanın bize armağanı olacak.

Son söz niyetine; “Sabırsızlık yok. Dün soruyordunuz ya hocam geneli geçip direk valiler zamanına gelemez misiniz diye?

Gelmeyeceğim…Dizilerde insan çatlatan bölümler gibi…

Şaka elbette…

Azıcık sabır. Fena mı, geçmiş bilgileri de harmanlayıp hatırlatıyorum…

Devam edecek…

       Hüsniye KARAKOYUN/Tunceli EMEK Gazetesi

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

NÖBETÇİ ECZANE

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 1308
 Dün : 12878
 Toplam : 19513767
 Ip No : 54.145.64.172