Sürmanşet 13.7.2017 13:08:59 757 defa okundu

Tunceli’nin Valileri, Valilerin Tunceli’si (6)

Mustafa Yaman Dönemi (2007-2009), Mustafa Taşkesen Dönemi (2009-2012)

Mustafa Erkal’ın görevden ayrılması sonrasında Tunceli’ye Mustafa Yaman atandı. 2007-2009 yılları arasında ilimizde görev yapan Yaman, yaygın medyada özellikle seçim öncesi dağıttığı beyaz eşyayla hayli haberlere konu oldu.

Mustafa Yaman’ın Adalet ve Kalkınma Partisi adına hareket ettiği ve parti çalışmaları yaptığı konusundaki yaygın kanı, vatandaşlar arasında çokça rahatsızlık yarattı.

Valilik makamında köklerinin derinlerde olduğu çok sonra öğrenilen kendisinden sonra gelen koltuğu devrettiği Mustafa Taşkesen’in de alttan alta yaydığı ve yaygınlaştırdığı bazı spekülasyonlarla gittikten sonra dahi yıpranan bir vali oldu.

Vali Yaman Tunceli’den Giresun’a atanırken, Taşkesen Giresun’dan Tunceli’ye atandı.

Çapraz yer değiştiren bu valilerin, birbirine geçmişe dayalı sempatileri olduğu (!) tarafımızdan sonradan öğrenildi.

  

Mustafa Taşkesen Dönemi (2009-2012)

Mustafa Taşkesen Tunceli’de valilik makamında şifreli kapı geleneğini başlatan isim oldu. Sık sık İnsan Haklarına vurgu yaptı. Oysa çok geçmeden bunların içi boş söylemler olduğu anlaşıldı. Tunceli’ye atandığında gazetemizin mail adresine gönderilen bir video vardı. Gazetemizin Facebook’taki Tunceli EMEK Gazetesi sayfasından da izleyebileceğiniz o dönemde gazetemizin mailine gönderilen videoda Vali Yaman ve Taşkesen’e yer verilmişti. Yaman’dan iyi oynardı diye bahsedilirken, yaygın medyada yer alan bir görüntüsü yerleştirilmiş, ancak Mustafa Taşkesen’den daha tanıdık cümlelerle söz edilmişti. Muhtemelen, gönderen Giresun’dan biriydi ve Yaman’ı yaygın medyadan gördüğü kadarıyla, Taşkesen’i ise orada bulunduğu için daha yakından tanıyordu. Slaytta, Taşkesen için en dikkat çekici cümle ise şöyle; “Yayın evi gibi çalıştı. Çok söz verdi. Hiç birini tutmadı.”

Slayt; “Tunceli ve Giresun cezalandırılmaya devam ediyor. Hayırlı olsun” temennisiyle (!) sonlanıyordu.

Taşkesen tamda hakkında hazırlanan bu slayt gösterisinde olduğu gibi çokça söz verdi ancak hiçbirini tutmadı. Taşkesen, valilik sitesinden en çok haber tekzibi yapan vali olarak da dikkat çekti. Yaygın medyada yapılan her haberi önce sahiplenir ardından valiliğin resmi web sayfasından tekzip ettirirdi. Tunceli EMEK’in “Vali Yine Çark Etti” başlıklı makalesi de bu duruma ilişkindi. (Makaleyi http://www.tunceliemek.com.tr/haberdetay.asp?bolum=3322&uyeid=0 linkinden okuyabilirsiniz)

Taşkesen’in Tunceli icraatlarında soyadıyla mütenasip olaylar çokça cereyan etti. Halk deyimiyle hallaç pamuğu gibi oradan oraya adam savurdu. Sürdüğü bir çok kamu görevlisi oldu. Bu sürgünleri haklı kılmak için Ankara’ya kadar bizzat gitmeyi de ihmal etmedi.

Sürdüklerinin neredeyse tamamı açtığı davalarla bir bir geri döndü. Davalarda, mahkemeler hep idarenin haksız tasarrufta bulunduğuna hükmetti.

Mustafa Taşkesen, hakkında geçmişte bir kurumun üst düzey yöneticisi olan ve bir süre kendisiyle de yakın çalışan erkek personeli tarafından savcılığa “Can güvenliğim yoktur. Başıma bir şey gelirse Vali Mustafa Taşkesen sorumludur.” dilekçesi dahi verilecek bir yöneticilik anlayışı sergiledi.

Eşi Öğretmen Betül Taşkesen derse girmeden tam gün tam yıl kapsamında full ekders alıyor diye bir okur mektubunun gazetemizde yayımlanması sonrasında valiliğin web sayfasında yayınlanan açıklama ise akıllara durgunluk veren komedi tarzı bir şeydi.

Açıklamada; “Sayın Valimizin işlerinin yoğun olması nedeniyle eşi Sayın Betül Taşkesen hanımefendi kendisine özellikle sosyal yardımlaşmada yardımcı olmaktadır. Sayın Betül Taşkesen Hanımefendi bu nedenle derslere girememektedir.” ifadelerine yer verilmişti.

Tunceli Valiliğinde bir ilk olan başkası adına tekzip yayınlatma geleneği de bu dönemde başladı.

Yine Valinin korumasının yaşlı bir vatandaşı tartakladığı iddiası birkaç yerde haberleştirilince, valiliğin web sayfasından haberi yazan gazetecilere gözdağı veren tehditvari açıklamada yine Taşkesen’in icraatlarından biri olarak hafızalarımızda yer etti.

Önce yapılan sonra ihaleye çıkılan icraatları da oldu Taşkesen’in. Bunun en çarpıcı olanıysa valiliğin etrafına örülen demir korkuluklar. Korkuluklar, yaz aylarında yapıldı sonbahardaysa ihaleye çıkıldı. Gazetemizin bu durumun peşine düşmesi üzerine ihale iptal edildi. Daha sonra ekilen üç-beş çiçekle bahçe düzenlemesi yapıldığı web sayfasından duyuruldu. Yerel iki gazetede sorgulamadan alıp bu haberi yayınladı.

Taşkesen Ailesi Tunceli’den ayrılırken Vali Mustafa ağlamış. Rivayet öyle. Kendisi gerekçesini burayı çok sevmekle açıkladı. Hatta sözümona bu sevgiden ötürü oğlunun adını Düzgün koymuştu. Ancak internette şimdi Mustafa Taşkesen’e ilişkin bir arama yaptığınızda üç çocuğu ve adlarının “Ahmet Alp, Ümit ve Eymen” olduğu bilgisi yer alır.

Taşkesen, şu anda merkez valiliğinde tutuluyor.

 

 

***

Hüseyin Aygün’ün milletvekili olduğu dönemde Pülümür Bal Festivalinde yaptığı konuşmanın Vali Mustafa Taşkesen ile ilgili kısmı çarpıcıydı o dönem.

“Sayın Valiye bir sitemim olacak. Giden vali Tunceli’den ayrılırken ağlıyor. Bu adam İnsan Hakları Eğitimi almış. İnsan Hakları üzerine kitap yazmış. Bana da verdi. Üçüncü oğlunun adını Düzgün koyduğunu söylüyor. Biz de mutlu oluyoruz. Şimdi insan hakları eğitimi almış biri Tunceli’ye gelirken önyargıyla geldim diyor. Bakar mısınız, devletin içinde neler var. Demek ki bu devlette değişecek daha çok şey var.”

Mustafa Taşkesen, Tunceli’ye atanmasını anlamadığını söyledi sürekli, çok başarılı olduğu halde hakkının Tunceli değil daha iyi yerler olduğunu dillendirdi konuşmalarında.

***

Taşkesen törenlerde ve gelen devlet erkanı karşısında hep aynı cümlelerle yaptığı konuşmalarıyla da hafızalarımızda yer edindi. Hitap kısmı değiştirilip içeriği değişmeyen konuşmasını bir habere de konu etmiştik o dönem.

Betül Taşkesen gazetemizin haberleştirmesi sonrasında ek ders alamayınca bir de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a üçüncü çocukla yaranayım derken giderler artmış olacak ki, bebek doğduktan kısa süre sonra Milli Eğitim Müdürlüğünden arayıp Vali Mustafa Taşkesen’in Eğitim-Sen üyesi ve Kütahya’nın Simav ilçesine halk arasındaki söylenişle sürgün edilen Süleyman Güler’in bir konuşmasının gazetelerde yayımlanmış arşivini istendi. Gerekçesini sorduğumuzda; Valinin Süleyman Güler’e soruşturma ve tazminat davası açacağı şeklindeydi.

Tunceli EMEK arşivlerini vermedi ve valiliğin arşivlerinden bakılmasını önerdi.

2010 yılındaki konuşma için 2012 yılında soruşturma ve tazminat davası açılıyordu yani.

Tunceli’deki bir çok konuşmasında “Bana AKP’li demek hakaret olur. Ben Büyük Birlik Partiliyim.” Tarzında konuşmalar yapsa da Mustafa Taşkesen, sonraki yıllarda hükümete şirinlikler yapmaktan da geri durmadı.

Aslında Mustafa Taşkesen dönemi, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir dönemdi. Özetlemek gerekirse soyadıyla mütenasip yaşadı ve gitti.

 

Devam edecek…

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

NÖBETÇİ ECZANE

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 120
 Dün : 14744
 Toplam : 20983782
 Ip No : 54.80.60.91