Manşet 17.7.2017 16:49:44 249 defa okundu

ZİHİNLERİMİZİN GİZEMLİ PUTLARI

Baki Senday'ın Kaleminden

              İnsanın doğa karşısındaki zayıflığı, eskiden beri onun temel sorunlarından biri olagelmiştir. İlkel döneminde doğa, insan için çok ürkütücü ve çözümlenemeyen bir olgu iken, zaman ilerledikçe doğaya hakîm olma mücadelesi başladı. Daha evvel doğal sorunlar karşısında bocalayan insan, her felaketin bir tanrısının olduğuna inanıyordu. Bilim; sorunlara ve doğal olaylara çözümler ürettikçe, insan denilen varlık çok sayıda olan tanrılarını tek sayıya indirip semaya çıkardı.

    Tanrının göksel niteliğe kavuşması doğal olarak bir aracı gerektirmişti. Tek tanrılı dinlerin bu aracıları peygamberlerdi. Zamanla din olgusu, ayrı bir sınıfın ortaya çıkmasına neden olurken  çeşitli kurumlar vasıtasıyla büyük ekonomik güce ulaştı. Dinsel söylem ve dogmaları kullanan rahipler ve manastırlar büyük toprak ve servet sahibi oldular. Onlar palazlandıkça dinle alakası olmayan hurafe ve yalan üreten birer mekanizmaya dönüştüler.

   Bunlara göre, doğal hiçbir olay çözümsüz değildi. Hepsinin cevabını kutsal metinlerde bulmak mümkündü. Dünya evrenin merkeziydi.  Batlamyus dünyayı merkeze alırken ve bütün kutsal kitaplarda aynı görüşü paylaşırken günün birinde Kopernik diye biri bu durumun tam tersini ispatladı, hem de teleskopla gözle görünür şekilde. Ardından Galileo Galilei aynı düşünceyi ispatladı. Böylece bütün paradigmasını dünyanın düz ve merkez olduğu tezi üzerinde inşa eden Kilise ve diğer dinsel kurumlar feci bir darbe almış, bünyelerinde büyük gedikler açılmıştı.

    İnsan zihnini ele geçiren putlar çözülmeye başlamışlardı. Dini kullanarak palazlanmış ve toplumu güdüleyen bu azgın sınıflar, bu aydınlanma karşısında sessiz kalamazlardı. Hemen en güçlü silahları olan dini, bilim adamlarını yok etmede kullandılar. Buluş yapan ve insanlığa çok değerli hizmetlerde bulunan bilim insanları önce aforoz edilip sonra ateş yığınları üzerinde veya Giyotinle katledildiler. Zihinlerde; düşüncenin önünde birer bariyer oluşturan bu karakollar çok derin bir işlevselliğe ulaşmışlardı. Öyle ki; her yeni bilimsel buluş, öncelikle geniş kalabalıkların bu putlarına çarpıyor ve kalabalıkları güruh halinde saldırıya geçirebiliyordu. İnsanın duyu merkezlerini teslim alan bu putlar, sağlıklı ve iradi düşünmesini engelliyordu. Çok güvenli bir mağarada yaşayan yarasalar, nasıl ki gün ışığına düşmansa, bu kişisel put mağarasından çıkan örgütlü cehalet güruhu da bilim insanına aynı şekilde saldırıyordu.

    Küçük ve sıradan insanların büyük ve ortak bir dünyaya göre değil, kendi küçük dünyalarına göre çıkış yolu aradıkları bilinen bir durumdur. Bu kalabalıkları çok iyi tanıyan din tüccarları çok kolay ve ucuz bir gücün sahibi olmuşlardı. Cahil insanın kafasında aileden başlayarak kabile, oradan da topluluğun enjekte ettiği putları vardır. Sosyal ilişki içinde olan insan, ilişki sırasında da başkalarının putlarını benimseyebiliyor. Din komisyoncuları, göksel cisimler tarafından gerçekleştirilen tüm hareketlerin mükemmel olduğunu, bu düşünme ve muhakemeden yoksun mağara kafalı insanlara çok derin bir şekilde kazımışlardı. Bir masallar serisi ile beyinler işlemez hale getirilmişti.

     Rönesans dönemi ve sonrası yaşanan köklü devrimler din simsarlarının kalelerinde büyük ve onarılmaz gedikler açtı. Bu duruma sessiz kalamazlardı ve kalmadılar. Felsefe ve bilim adamları korkunç işkence ve hakarete maruz kaldılar. Ama tarihsel dönemi ve zamanı gelmiş bir düşünceyi hiçbir güç durduramazdı. Feodalite çözülürken yeni bir sınıf ve o sınıfın müttefikleri doğuyordu. Çok ağır bedeller ödense de kazanan bilim olmuştu. Özellikle matbaa yazı alanında, barut savaş sanatında, pusula denizcilikte müthiş gelişmeler yol açmıştı. Doğa olaylarına hakîm olma cesareti, din bezirgânlarını çok korkutmuş ve itibarlarını zedelemişti.

   Bireyin zihnindeki karakollardan ve putlardan kurtulması diyalektik düşüncenin önünü açarken, hurafe ve yalan mekanizmalarının çökmesine neden oluyordu. Bu karanlık mağaradan çıkışın tek yolu, kalabalıkların kafasında yuva kurmuş ve örümcek bağlamış putların yıkılmasını sağlayacak doğru yaklaşımlar ve açıklamalardır.

                                                                    bakisenday62@gmail.com

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

NÖBETÇİ ECZANE

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 1367
 Dün : 12878
 Toplam : 19513826
 Ip No : 54.145.64.172