Hüsniye KARAKOYUN 22.11.2018 11:00:00

Siyasetin sıfır noktası

tunceliemek@yahoo.com

Doğa, insanı insanla sınıyor bu kesin. Tahammülsüzlüğümüz yaşadıklarımızın sonucudur kuşkusuz. Bu nedenle çevremizdeki insanlar kah mutluluğumuz kah kabusumuz oluyor. Onları severken hayatı seviyor, onlardan incinirken acıtılmışlık duygusuyla herşeyden uzaklaşıyoruz.

Bir seçim öncesi, iki bayram arası tuhaflığında, sevinmeli mi gerilmeli mi kestiremiyoruz yine. Demokrasi borazanlığında, eksik kalan bir şeyler var. Ülkenin naiflik beklentisiyle sözde yol almalarında, atladığı bir şey var muhakkak.

Yöneten ve yönetilen denklemi en çok bu seçim zamanlarında geriyor bizi.

Alışıyoruz, yanımızda sürüp gidiyorsa bir beceriksizlik, alışıyoruz öylece. Dört yahut beş yıl, atı alanın Üsküdar’ı geçtiği seçim sonrasında, biliyoruz ki başına bir şey gelmezse, ya eziyetimiz oluyor ya sevincimiz.

Yapılmayanı kanıksıyoruz, ta ki yapanlar çıkıp gelinceye kadar.

Bilmediğin bir yeri, yemediğin bir yemeği, tatmadığın bir duyguyu özleyemezsin.

Bu ülkede, yereline indirgersek Tunceli’de, bir şeyleri özlemeyi unutmuşuz belli.

Bekliyoruz sadece…

Neyi, niye beklediğimizi bilmeden bekliyoruz öylece…

Bir çarkın acımasız dişlileri arasında savrulurken durmadan, kahramanlar bekliyoruz.

Geçmiş kahramanlık öyküleri yüklediklerimizi “Ölmeseydi…! Keşke yaşasaydı!” cümleleriyle ölümsüzlük iksirinin neden bulunmadığına kahreder edayla yad ediyoruz.

Yeni kahramanlar türetemiyoruz. Çünkü o iyiler hep beyaz atlara binip çekip gitmişler…(!)

Seçim, yine bizi bir garip ruh haline sürüklemek üzere dört nala yaklaşıyor.

Hakkı olan da, “iki eşeği itlaf etsin” diye yetkilendirmeye değmeyen de meydana çıkmaya hazırlık aşamasında.

Soruyor yüreği güzel, tecrübesini aktarış şekline hayran olduğum, işin süresi itibariyle kendisini emekli diye tanımlayan, bana sorarsanız da EMEK verdiği kesin ama hayata katacakları fazla olan yüreği güzel bir insan “Hocam neden siyasete atılmıyorsunuz” diye.

Gülüyorum. “Bakın bu bir soruyla motive olup ‘Halkın yoğun talebi ve ısrarıyla aday oldum. Yoksa hiç düşünmüyordum’ diyen mutlu çoğunluk gibi, bu sorunuz beni galeyana getirmesin” diyorum.

Gülüşmelerimiz birbirine karışıyor. Bir insan yaş alırken bu kadar mı hayatı damıtır.

Uzun zaman olmuş, göz kenarlarımız kırışarak gülmeyeli.

Çok uzun zaman…

Mutsuzların çevremizi kuşatmasından, kendisine yetmeyenlerin arasında yol almaktan, kirlenenlerin kirletmesinden, 3-5 ayda bir yüksek sesli müziklerin yayıldığı, seslerin biribirine karıştığı, oyu isterken oynak havalar eşliğindeki gürültü kirliliğinden ne çok yorulmuşuz.

Yorgunluklarımız bunlarla da sınırlı değil üstelik.

EMEK verdiğimiz topraklarımızı terk ile başlamıştı zaten umudu bohçalayıp, bir daha açmaya yeltenmeyecek kadar büyük korkularımız.

Köyümüz, yuvamız, aşımızı kurda-kuşa teslim edip yola düştüğümüzde başlamıştı o mutsuzluk…

Kimbilir belki çok daha önce…

İşte bu yolculuk bizi yorgunluğa teslim etti belki.

Seçim yaklaşıyor. Aday adaylıkları, beklentiler, riya, vaad, sözde nezaket…!

Tüm bunların sonunda, keşke umudumuz harlansa ama nerdeeee!

Şimdi teslim etmişiz beklentilerimizi bir sözcüğe…

“İyi olan kazansın” diyen temennilerde, bir tek sözcük dökülüyor dilimizden: “İNŞALLAH”

Hüsniye KARAKOYUN



SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 16407
 Dün : 22585
 Toplam : 32322919
 Ip No : 34.236.171.181