Hüsniye KARAKOYUN 18.1.2019 14:20:00

Siz sevin, onlar gerisini halleder!

tunceliemek@yahoo.com

 

Bir eğitim-öğretim dönemine daha ara verilirken, adı tatil olan ama çoğunlukla ebeveyn katline dönüşen zaman diliminde, çocuklar dinleniyor mu kestirmek zor.

Çocuk olmak aslında hayli zor…

Ebeveynlerin çoğunun kendine yetmediği, yorgunluğa yenik düşmüş zamanlarının ürünü olan çocuklar yapmışken, kendinden sakındığı sevgiyi çocuğa mı gösterecek?

Evlilik, günümüzde mahkemedeki adalet sağlayıcıların yahut hastanede karşısındakinin yüzüne bakmadan sağlık dağıtmaya kendisini zorunlu atfetmiş doktorun sevimliliğinde (!) ilerlerken, birbirine tahammülsüz iki insana eşlik eden bireyler halinde çocuklar.

Evde 15 gün nasıl geçecek, bir an önce okullar açılsa da çocuğu evden okula gönderse ruh halinde, çocuğun tatilini kendisinin eziyeti gibi görenler, çoğunlukla öğretmen-okul ziyaretinde birer sevgi pıtırcığına dönüşürken, bu eğreti sevgi-yahut sırıtan sevgisizlik, öğretmen ile aile arasında da köprülerin atıldığı zamanlara tanıklık ediyor.

Eğitimin hallaç-güllaç misali sürekli karıştırıldığı, sulandırıldığı bir ülkede, kendi mutsuzluğumuz, adı eğitim-öğretim olan sıralarda mutsuzluğa kaynak üreten birer bilim (!) yuvasına dönüşüyor.

Okul hobisi fobiaya dönüşürken, ortalık eğitim üstüne ahkam kesen çoğunlukla doluyor tatillerde.

Çocukla konuşma şeklinden, alınacak ödüle kadar herkesin söyleyecek sözünün olduğu bir ortamda, eğitimciler susmayı yeğliyor.

Nitekim; ülkede “Şu okullar olmasa hiçbir sorunumuz olmayacaktı” diyen geçmişteki bir Milli Eğitim Bakanı, hayatında bir kez ilkokuldaki bir sınıfta ders vermemiş profesörlerin hazırladığı ilkokul kitaplarıyla eğitimi hoşluğa evirdiğimiz zamanlarımız çokça oldu.

Klasik tavsiyelerin başındadır; ödev vermeyin, çocuklar tatilde bol bol kitap okuyun…diye.

Kendisi sosyal medyada fotoğrafa bakarak kim kiminle, nerede ne yemiş, tırnaklarının cilasını paylaşan yan komşuya dakikalarca bakarken, çocuğa bol bol kitap okuması telkini ne denli tutar? Sonuçları ülkenin insan profiline bakılınca zaten anlaşılır şey.

Ödev vermeyin” tavsiyesi de ebeveynin hiç işine gelmez. Oysa en sevilen öğretmen tipi, verdiği cümleyi 50 küsur defa tekrar tekrar yazın diyendir. Çünkü; evde kafayı kaldırmayan, odasına kapanıp orada ne yaptığı belirsiz, önünde defter-kitap gerisi teferruat olan, anne-baba-büyük-küçük kardeş-aile denklemli-beklentili ortamda, MEB’in bu tavsiyesi de ebeveyn cephesine geçince sevimli durmuyor.

Geçmişte öğretmenken, yanıma gelip “Hocam ders çalıştırdım. Okumayınca dövdüm…” Ya da benzer şeyler söyleyenlere, ders çalıştırmanızı sizden kim istedi? diye sorardım.

Çünkü; benim öyle bir beklentim yok. Çoğu dört işlemi bilmeyen ebeveyne, ben çocuklara ders çalıştırmayı neden yükleyeyim ki…?

Geçmişte eğitim camiasının içindeyken söylediğim, şimdi de tekrar edeceğim ve kesinlikle önemine inandığım bir şey var:

Siz çocuklarınıza sevmeyi öğretin. Onlarla zaman geçirin. Akşamları ders çalıştırmak yerine başını koltuğunuzun altına alıp saçını başını karıştırın, azıcık boğuşun, birlikte sofrayı toplayın. Yani demem o ki, siz sevmeyi, hayata gülümseyerek bakmayı öğretin. Gerisini onlar halleder.

Öyle yemedim yedirdim için de kendinizi paralamayın. Ortaya koyduğunuz yemeği birlikte yiyin, yettiği kadarıyla, paranızla alışveriş yaparken herkese çıkıştığı kadar olsun aldıklarınız.

Unutmayın ki! Siz mutlu değilseniz başkasını mutlu edemezsiniz. Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim duygu hali hem size hem onlara büyük acı.

Gerek yok bu kadar özveriye.

Ayrıca onlardan sizin olamadıklarınızı da olmalarını istemeyin. Bırakın mutlu bir aşçı, iyi bir tarım işçisi, evini dizayn etmekten keyif alan bir ev kadını, restoran işletmecisi, ayakkabı tamircisi, tarım ve hayvancılıkla uğraşan iyi bir çiftçi, esnaf, zanaatkar… olsunlar.

Hastanede yüzünden düşenin binlerce parçaya ayrıldığı bir doktor, adalet aranan adliye sarayında adaletten habersiz saraylı havasında, yüzüne bakanda “Acaba en son ne zaman güldü?” duygusu yaratan bir savcı-hakim kızınız yahut oğlunuz olmuş, çok mu matah şey?

En fazla konu-komşuya çocuğunuzun mesleğini söylerken havanız olur.

Ya da hala doktor- hakim-savcı koca isteyen, kendisine yetemediği için başkasının kanatlarıyla uçmaya çalışan kızları istemeye gittiğinizde işinizi kolaylaştırır.

Gerisinde emin olun mutsuzluk bulaşıcı…

Bakın sokaktaki insanların yüzlerine…Bu durum da mı size bir şey anlatmıyor?



SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 8320
 Dün : 17287
 Toplam : 30132349
 Ip No : 54.92.148.165