CHP Tunceli İl Örgütünde 2 İstifa

Cumhuriyet Halk Partisi Tunceli İl Örgütünden 2 kişi istifa etti. Her 2 isim de aday adayı olmuştu ancak başvurularını da geri çektiklerini duyurdular.

MERCAN VE KARAAĞAÇ CHP’DEN İSTİFA ETTİ

CHP’de 2 kişi istifa etti. Ali Mustafa Çelik il başkanıylen istifa ederek milletvekili adayı olurken boşalan koltuğu bir süreliğine devralan, bu seçimlerde belediye meclis üyeliği için aday adaylık başvurusu yapan Hıdır Mercan ve Nazımiye’den Belediye Başkan Aday Adayı olan Deniz Karaağaç partilerinden istifa etti. İstifalarını açıklayan her 2 isim, aday adaylık başvurularını da geri çekti.

HIDIR MERCAN İSTİFASINI SOSYAL MEDYADAN “ELEŞTİRİ, ÖZELEŞTİRİ VE PRANGALARDAN KURTULARAK GELECEĞE YÖNELMEK”  BAŞLIKLI ŞU AÇIKLAMA EŞLİĞİNDE DUYURDU

“Değerli dostlar, siyaset İnsanların, toplumların ve yaşam alanlarının, sorunlarını doğru analiz ederek, yerelde ve genelde insanca yaşam, adalet, hukuk ve demokrasi koşullarına uygun çözüm ve çabayı amaçlayan bir bilim dalıdır. Siyasiler, genellikle bir isim adı altında bu amaç  doğrultusunda, programlarını bireylerden oluşan topluma sunarak, onlardan aldığı destek ve yetki ile onların her alanda, taleplerinin karşılanmasında öncülük edeceklerinin vaadinde bulunurlar. Alanı, amacı ve insanlığın her konuda mutluluğu için bu uğurda bir araya gelenlere ve çabalarına minnet ve saygı duymak gerekir.

Keşkeeeee deyip, derin bir oftan sonra, bu bilim dalının amacından saptırılarak, "siyaset demek yalan ve kandırma demektir" kim ki bunu başarabiliyor ve yetki ve yönetimi eline geçiriyorsa tebrik etmek gerekir, algısı o kadar içselleşti ki, asıl amaç için çaba harcayan lar, hatta bedel ödeyenler, haksız, suçlu günahkar konumuna düştüler. Üzülerek belirtmek gerekirse, ülkemizde ve hiç ya da son etkilenmesi gereken İlimizde de siyaset kurumu beklentilerden uzak, tüm bu olumsuzluklardan oldukça nasibini aldı.

Dostlar, 60'lı yıllarda tüm dünyada esen sol ve sosyalist ideoloji rüzgarı, Deniz'lerin engin dalgalarıyla birleşerek, ülkemizde de, o günkü ekonomik ve siyasal nedenlerden ötürü, olanca hızı ile esmiş, bir tayfuna dönüşerek, Ne Amerika Ne Rusya, Bağımsız ve Demokratik bir Türkiye şiarı ve özlemiyle, bizim kuşağı ve ülkemizi oldukça etkilemişti.

Emperyalist ve Kapitalist sistemin dünyada baskın gelmesi sonucu, başta Sovyetler Birliği olmak üzere sol sosyalist ülkelerde geriye dönüşler hızlanmış, kar topu gibi erimeler sonucu ülkemizdeki sol, sosyalist akımlar da, oniki Eylül faşist cunta rejimi ile darma dağan edilerek, Ülkemiz Emperyalist Kapitalist sistem ve işbirlikçi yönetimleri aracılığıyla daha da sömürülerek, yönetilir duruma getirilmiştir.

Dünyada ki geri dönüşlerden sonra, alternatif yönetim biçimi, sosyal demokrasi ile yönetimler olmuştur. Ülkemizde de, CHP bu doğrultuda ki proğramı ile kitlelerin karşısına çıkarak ülkeyi bu anlayış ile yönetme amacıyla yetki talebinde bulunmuştur. Ben ve yüz binlerce benim gibi sizler de bu yönetim biçimine ve teorik programına sıcak bakarak ya oy vermişsiniz ya da Parti'nin birer üyesi olmuşuzdur.

Umduğumuzu bulduk mu? Elbette hayır. Her seçim sürecinde ve sonucunda, dışımızdaki siyasi partilerin izledikleri yol ve yöntemler karşısında, sineye çekerek, sabrederek, bir sonraki dönem de düzelleşir, yenileşir umutlarıyla ve caresizlkleriyle yetti artık! demeyi hep öteledik. Bir partinin ya da düşüncenin arka bahçesi olmayı sineye çektik. Tanık olduğumuz pratik eylemlerin, sosyal demokrat anlayış ve programlardan uzak olmasına rağmen, takım tutar gibi, tribünlerde doğruya da yanlışa da alkış tutan seyirciler olduk.

Keza, sosyal demokrat anlayış doğrultusunda seçme yanında seçilme hakkına sahip, işçi, emekli, memur gibi emekçi ve orta sınıfların kendilerini yerelde ve genelde temsil etme ve yönetme koşullarının önüne konulan ekonomik barikatlar, ağırlıklı temsiliyet kesimleri iş insanları ve zengin sınıflardan oluşarak, oligarşik sistem oluşturularak siyaset ve ticaret birlikte yönetilir noktasına gelinmiştir. Bu çarpık anlayış da zamanla içselleştirilerek, oluşturulan algı ile siyaset yapma ve yönetme ancak zenginlerin işi ve mesleği haline getirilmiştir. Evet acı ama gerçek, milyonlar arka bahçenin çantada keklik leri olarak görülmüştür. Bir taraftan emek demokrasi, liyakat ve temsiliyette adalet nutukları atılırken prtatikte, geleceğini garanti altına alma senaryoları ve yapay alt yapısı oluşturularak demokrasi tiyatroları oynanmıştır.

Dostlar, 2002 yılından bu yana (Onur Öymen'in "Dersim'de de analar ağladı" söylemi sonrası bir kaç yıl bağımsız vatandaş olarak kaldığım dönemler hariç) Her zaman kendisine, engin tecrübesi ve strateji anlayışına saygı duyduğum (ve halen saygı duyacağım;) Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun başında olduğu ve için'de olduğum Partimin doğrularına sahip çıkmakla birlikte  yanlışlarına da her defasında karşı çıkarken, ve en son İl Başkanlığım döneminde, daha etkin olurum, gençlerden, kadınlardan, yep yeni yüz ve liyakatli partililerimizle partiyi yeniler ve büyütürüm düşüncesi ile, örnek ve demokratik bir parti olmamız mücadelesini verdiysem de, var olan ve içinde yanlışlarla dolu, ve bir daha, bir daha ben, her yerde ben ve benim siyasi çıkarlarım anlayışı, feodal ve bireysel vaat ve umutlarla, geniş bir yelpaze yerine dar bir cendereye sıkıştırılarak oluşturulan  yapı, ne yazık ki yerini korudu, beslenen ve beklenen umutları darma dağan etti. Oysa, bu kez partimiz ile ilgili umutların en üst düzeye çıktığı dönemdi. Üzülerek ve özeleştiri de bulunarak başarılı olmadığımı sizlerle paylaşmak isterim. Tek bir seçenek vardı, madem değiştirmeyi beceremiyorsan o zaman kendinde var olan yapıya, anlayışa ve paydaşlarına teslim bayrağını çekip onlara benzeyeceksin, ya da, diğer bir seçenek!  mevcut siyasi anlayışın, ideolojinin, senin düşünce, söylem ve eylemlerinin özgürlüğünü kısıtlıyor sa, prangalarını söküp atarak özgür bir birey olarak kalmak  olacaktı.

Uzun bir süreden beri mantık ve vicdanımın muhakemesi, bu ikincisini tercih etme noktasında, beni mensubu olduğum partimden bugün istifa ederek, bundan itibaren yollarımı ayrışma noktasına götürdü. Elbette ki yıllardan beri her kesin tanık oldığu, verdiğim emek ve mücadelenin burukluğunu yaşayacağım gibi, ter temiz duygularla hiç bir çıkar ve beklentisi olmadan tek beklentisi partimizin genelde ve yerelde iktidar olma arzusu içinde olan tüm sağ duyulu yol arkadaşlarımla gönül bağlarım asla kopmayacak, aksine onlarla diyaloğun ve sorumluluğum devam edecektir. Partiyi  bu zorlu süreçte bıraktı gitti diyen ve haksız eleştirenler de olacaktır. Haksızlık diyecem çünkü, Fillerin, Fincancı dükkanındaki lerini darmadağan ettiklerini, kurtarmak, eski haline dönüştürmek beni de sizleri de aşıyor. Senaryo, fiğüranlar ve oyun, son dakika işi değil, aylar öncesinde bu günün ve geleceğin  kurgusudur.

Halen; hayalimdeki evrensel sosyal demokrasiyi  ve adaleti savunacak parti anlayışımın süreceği yanında, GEREKİRSE !  Özgür irademi ipotek etmeden, sizlerin iradesiyle örtüşerek ve birleştirerek, yaşadığım ve başka gidecek yerimin olmadığı Dersim'de, merkez ve kırsalında Halkımın devasa sorunlarının çözümünde, haklarının korunması, savunulması noktasında, sorumluluk üstlenmeyi, bir makam mevki arzusu temelinde değil,  sessizlerin sesi olması gerekenlerden BİRİ olabileceğimi  belirtmek isterim.

Bu memleketin, cesur insanlara ve cesur kararlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Suskun kalmak, bazı değerli ve önemli hizmet alanlarının yanlış ellere teslim etme duyarsızlığına ve teslimiyete hep birlikte son ve dur diyelim.

Çuvaldızı kendime batırırken, iğnenin ucu birilerini incitebilir! Ne yapayım asi bir VİCDAN bedenimi sarmalamış, konuşan, haykıran odur, O.

Okuyan, paylaşan, anlatan, herkese sevgi ve saygılarımı sunarım.”

DENİZ KARAAĞAÇ HEM ADAY ADAYLIKTAN HEM DE AKTİF SİYASETTEN ÇEKİLDİĞİNİ DUYURDU

Karaağaç, Tunceli’nin Nazımiye ilçesinden belediye başkan aday adayı olmuştu. Deniz Karaağaç, hem aktif siyaseti bıraktığını hem de aday adaylıktan çekildiğini açıkladı.

25 Oca 2024 - 19:21 Tunceli/ Nazimiye- Siyaset

Mahreç  Neslihan Tatar


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tunceli EMEK Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tunceli EMEK Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tunceli EMEK Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tunceli EMEK Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Dersim - Sözkonusu çıkar ve menfaat olunca haliyle istifa edeceklerdi. Yazık diyorum...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Ocak 19:38