Biz Kime Güvenelim Kardeşim?

Hem suçlu hem güçlü bak bak lafa bak.

Melisa Oral yazdı..

Ülke olarak korkunç bir sabaha daha uyandık. “Daha” kelimesini özellikle kulandım çünkü gün geçmiyor ki şaşıracağımız bir hadise daha yaşanmasın.

' İzmir'in Gaziemir ilçesinde bir taksici, 'soğukta üşümesin' diye aracına aldığı yolcunun silahlı saldırısına uğradı. Araç içi kameraya yansıyan olayda, taksici ağır yaralandı. Araçta bir şeyler arayan saldırgan daha sonra kaçtı. Silahlı saldırgan silahı ile yakalandı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ağır yaralanan şoförün hayatını kaybettiğini duyurdu.'

İşin çok ama çok ilginç olan kısmı şurası:

Araç kamerasına yansıyan görüntülerde yolcu, taksi şoförüne 3 el ateş ettikten sonra 'Bazı insanlara güvenmeyeceksin.' diye nasihat ederken görüldü.

Hem suçlu hem güçlü bak bak lafa bak.

Kesin olmamakla birlikte katilin antisosyal kişilik bozukluğu hastalığına sahip olduğu düşünülüyor.

O zaman gelin bir tanı kriterlerine bakalım.

Antisosyal kişilik bozukluğunda bireyler sosyal kurallara uymaz, bunları göz ardı ederler. Başkalarıyla ilişki ve bağlılık kurma konusunda zayıftırlar. Hayal kırıklığına karşı düşük bir toleransları vardır ve genellikle dürtüsel veya saldırgan davranırlar.

Toplumsal normlara uyumsuzluk ile karakterize olan antisosyal kişilik bozukluğunda öfke, saldırganlık ve kıskançlık gibi olumsuz duygulara sık rastlanabilir. Bu kişiler çevrelerine verdikleri fiziksel ve duygusal zarardan dolayı genellikle pişmanlık duymazlar.

Pişmanlık duymadığı zaten kullanmış olduğu cümleden belli, “Bazı insanlara güvenmeyeceksin.” diyor şaka gibi…

Şimdi olaya dönelim, zaten bizim toplumumuz maddi manevi her yönden çöküşte, böyle haberler olunca da insanlar iyice depresyona giriyor.

Taksici abimize Allah’tan rahmet diliyorum, geride kalanlara da baş sağlığı diliyorum ancak hakikaten bu durum insanlığımızın öldüğünü göstermiyor mu sizce de ?

O yüzden başlığa “Biz kime güvenelim?” yazdım, toplum olarak korkunç bir umutsuzluğa doğru sürükleniyoruz.

Bazen psikolog olduğuma pişman oluyorum, ülkede böyle bir korku, kaygı hakimken ben nasıl insanları iyileştirebilirim?

Üşümesin diye aracımıza aldığımız belki birileri vardı, artık olmayacak.

Sokakta birileri kavga ederken eskiden ayırırdık, artık ayırmıyoruz başımıza bir şey gelir endişesiyle.

Her şeye susar olduk, alıştık, alışmaya da devam ediyoruz.

Kadın cinayetleri aldı başını gitti, oraya girersem çıkamam o yüzden girmiyorum.

Bu ülkenin toplu bir şekilde grup terapisine ihtiyacı var, çok ciddiyim yoksa hepimiz yakında tımarhanelik olacağız.

Elimizi taşın altına koyacağız, eğitimse eğitim, seminerse seminer, tedaviyse tedavi, güzel ülkemde birçok meslektaşım var, hepimiz bir şeyler yapsak değiştirebiliriz.

Antisosyal kişi sokaklarda elini kolunu sallayarak gezemesin mesela, herkes psikiyatrik taramalardan geçsin, şehir şehir incelemeler yapılsın, ben bunları şu an düşünüyorum ama hepsi hayal olarak kalacak, biliyorum.

O zaman dünya daha yaşanır bir yer olurdu sanıyorum.

Bir psikolog olarak bunları söylemem çok acı biliyorum ama ben umut taciri değilim, size pembe gözlükler satamam, ben söylemeyeyim o söylemesin, kim söylesin?

Daha kaç kişinin canı yansın? Daha kaç çocuk babasız kalsın?

Ülkemizi gerçekten çok seven insanlardan biriyim, ancak bu haber kanımı dondurdu.

İnsanlığın bittiği yerdeyiz. onedio

03 Şub 2024 - 14:43 - Gündem

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tunceli EMEK Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tunceli EMEK Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tunceli EMEK Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tunceli EMEK Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.