O terazideki tüy olsam!

Dilek Karakoyun yazdı..

Bu sabahların bir anlamı var mı? Güneşin doğuşuna bir anlam yüklemek doğru mu? Sen olmasan da doğacak ya hani.. Dönecek ya dünya..

Dönüp arkanıza baktığınızda sadece ihtiyacı olduğunda yanınızda olan insanların olduğunu hissettiniz o an..

Bir yoga hocasının da dediği gibi vritti vrittili (zihnin karmaşa içinde olması) bir güne uyandım. Gözlerimi açtığımda beynimden milyonlarca düşüncenin birbirine teğet geçtiğini hissettim. Düşünmenin yoruculuğu üzerine düşündüm birde.

Sahi ne zaman geçmişi bırakıp önüne bakmaya başlıyor insan?

Ne zaman gözleri dolmadan düşüncelerinden sıyrılabiliyor.

Ağlamakla ağlamamak arasında gidip gelirken yalnızlığımı sorguladım.

Yalnız değilsin diye sırtımı yasladığım bir elin parmaklarını geçmeyecek insanlara ettiğim haksızlığı düşünürken bir daha doldu gözlerim..

Şu sıralar çevresini sorgulayan insanların arasında daha çok buluyorum kendimi. Bir sandalyede oturmuş çemberdeki insanlarla dertleşiyorum. Virginia Woolf’un Kendine ait bir oda’sı kurulu kafamın içinde..

Terazinin dengesini sadece kendine çevirenlerle dolu bir çemberde oturuyorum. Aldıklarından çok verdiklerinin hesabını yapanların yüzlerine bakıyorum teker teker..

İçim acıyarak izliyorum olanları. Dinledikçe kazınıyor hafızama söylenenler.

Kırılıyorum.

Yaralanıyorum.

Duyuyorum.

Büyüyorum.

Ne zaman terazinin dengesini kuracaksınız merak ediyorum.

Ne zaman oturup şapkanızı ellerinizin arasına alarak düşüneceksiniz?

Bu hayatta verdikleriniz kadar aldıklarınızı ne zaman göreceksiniz?

Kendi pencerenizden sadece kendi bakış açısına takılmadan, her şeyi artısıyla eksisiyle olduğu gibi değerlendirmeye çalışarak, olayın içindeki dengeyi fark edebileceksiniz?..

**

‘Anubis’in Terazisi

Mısır mitolojisinde ruhların ölümden sonraki yolculuklarına ölüm tanrısı Anubis kendi terazisiyle karar verir.

Terazinin bir kefesinde ruhun hayat deneyimini yaşadığı bedendeki kalbi, diğer kefesinde de gerçeklik (adalet tanrıçası Ma’at’ın) tüyü.

Eğer kalp tüyden ağır gelirse, ki bu kalbin haksızlık, kötülük, vicdansızlık yaptığı anlamına gelir, ruhun kendini açıklamasına izin verilir. Osiris, Anubis, Thoth ve 42 yargıç ikna olursa, ruha bir yaşam şansı daha tanınır ve dünyaya gönderilir.

Eğer tanrıları ikna edemezse, o zaman ruh yeraltı dünyasına gönderilir ve sonsuza dek orada kalır.

Eğer kalp tüyden hafif gelirse, o zaman da ruh ‘’cennet’’e gönderilir.’

Zihnimdeki yazı tekrar gün ışığına çıkınca kendimi sorguladım. Anubis’in terazisinde nerede olurum diye?

Peki siz bu terazide nerede olurdunuz?

Anubis’in terazisinde tüyden ağır olmamanız dileğiyle..

11 Mar 2024 - 16:09 - Yaşam

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tunceli EMEK Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tunceli EMEK Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tunceli EMEK Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tunceli EMEK Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.