BAHARIN ÖYKÜSÜ 

Aylin Altun Gül  yazdı

ilkbahar mevsimi olsun adın,
Yeni bir güne uyanan zamanın, 
Omuzularında bahar yüklü toprakların türküsü yankılanıyordu, yeşille boyanmış ormanların bağrında... 

 ara ara  molaya çıkan papatya suratlı güneşi özlüyordu, mavi boncuklu gök yüzünün, sırmalı çocukları. 

Aralıksız yağan yağmurlarların getirdiği fırtınalara dayanamayan, kaybettiği yaprağına sessizce ağlıyordu çınar ağacı. Öfkeliydi  rüzgarın katı tutumuna.

Seslendi dalgalı sessiyle rüzgara. Ey rüzgar! Neden kıydın körpe kuzuma?  
Ne yapmıştı  o'sana? Gelip  bir hışımla  kopardın dalımdan! İhanetini  görmek istemedi düzenbaz rüzgâr. Bir hışımla çıkıştı kendisine, ne yapmışım  ben sana ey çınar ağacı!  
Haydi ordan dedi. inkara sığınma  rüzgar;- O sen değilmiydin yüreğimi yakan, yeşilin  kırmızısına kıyan?..

 Bulutların telaşla taşıdığı yağmurların getirdiği fırtınalar ne çok yordular bizi, dedi elma ağacın kırmızı çiçekleri. 

 *
Nisanın sonu, Mayısın başı, ılık  bir rüzgarın kanadına takılmıştı süt kokan yeşil toprakların kokusu. 
Ne güzel  yalıyordu çayırların üstüne yürüyen güneşin yüzünü. Ve yüreğimin direğine sinmisti huzur veren kokusu. 

*
Etrafı  yeşil, kırmızıya boyamış bir kırmızı  gül göz kırpıyordu etrafa. 
Neden herkes bana dokunmak ister'ki diye söylendi? Onu duyan beyaz çiçekli kuş burnu eee sende başka yere kök salsaydı bu kadar yeşilin içinde boşuna mı gelincik koydular adını, doğru bak bana benim adım gelincik değil kırmızı gül dedi.

*
Az ötede hummalı bir çalışma  içinde, sabırla  Askerlerini  göreve  hazırlıyordu, Ana  kraliçe bal arısı. Çok mutluydu baharın dönüşüne öyle bir heyecan sarmıştı ki yağmurlu  bir günün farkında bile değildi..
Ve şarkılar söylüyordu etraftaki 
Çalışkan çocuklarına. Çoğalıp boy verecek askerlerim yeni kentler kuracağız, dünyanın en faydalı sermayesinin markası biz olacağız diyordu. 


Beni iyi dinleyin çoçuklarım? .
Size verdiğim görevin  bilincinde olun. Doğadaki tüm bitkilere uğrayın  . 
Sağlam olsun alış verişimiz olur mu? Hep  bir ağazdan merak etme sen 
Kazanca dönüştüreceğiz mevsimi!  
Haydi o hal de  iş başı dedi ana kraliçe bal arısı. 


Baharların yeşil ovalarına çadırlar kurmuştu insan oğlu. yayılmış kuş sürüsü  gibi çoluk çocuk genci yaşlısı hep bir arada. Kimi yeni  umutlar ekiyordu yarınlarına, kimi yan yatıp hazırı  tüketerek zarar  veriyordu  geleceğine. Neler oluyordu?
Çiçeklerin dünyası da, olağanüstü coşkulu bir yaşam  dalgalanıyordu  rüzgarların güvertesinden. 
Bunun adı olsa olsa "farklı bir çabanın  ortaya çıkarma gücüdür " dedi mormenekşe .
Ve yüzünü döndü  gök yüzüne: 
Fikirlerin tiyatrosu, 
Yeryüzü  müthiş bir heyecana  kapılmış. Ensesini saran dalgalı saçlarıyla toprağı ayağa kaldırdı, çatık  kaşlarıyla bir birbirine sarılacak doğanın akrabaları dedi. İşten böyle"dir   yağmurla güneşin, toprakla umudun sevdası.

14 Mar 2024 - 16:03 - Kültür & Sanat

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tunceli EMEK Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tunceli EMEK Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tunceli EMEK Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tunceli EMEK Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.