Engelli seçmenler seçimde hak ihlaline uğrarsa ne yapmalı?

Kürsüde rakibine 'engelli' diyerek seslenen siyasetçiler, sandıkta engelli yurttaşların oy kullanmasına izin vermeyen görevliler. Avukat Deniz Yazgan Şenay, engelli seçmenlerin, hak ihlaline uğramaları durumunda ne yapması gerektiğini bianet'e anlattı.

Engelli seçmenler seçimde hak ihlaline uğrarsa ne yapmalı?

*Görsel betimleme: Fotoğrafta, bir kadın seçmen, sandığa oy zarfını atıyor. Kadının tekerlekli sandalyede olduğu anlaşılıyor. Üzerinde siyah bir kazak var, kazağın üstünde kahverengi kalp desenleri var. Kahverengi bir başörtüsü takıyor. Arkasında dizili okul sıraları gözüküyor. Arkada bir kadın oy pusulalarını düzenliyor.En arkada köşede oy kabini gözüküyor.

Türkiye’deki seçim süreçleri engelli yurttaşların en çok hak ihlaline uğradıkları süreçler olarak karşımıza çıkıyor. Seçim öncesinde partiler erişilebilir kampanya yürütmüyor ve rakiplerine ‘engelli’ diyerek seslenmekte bir beis görmüyor.

Engelli yurttaşlar, seçim öncesinde ayrımcılığa maruz kalırken oy kullanma esnasında da durum değişmiyor. Sandığa gittiklerinde eşit, erişilebilir ve mahrem oy kullanma haklarına erişemiyorlar.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verilerine göre Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde 989 bin 912 ortepedik ve görme engelli seçmen listede yer aldı.

Yerel seçimler yaklaşırken bir milyona yakın engelli seçmenin hak ihlaline uğradıklarında neler yapabileceğini İstanbul Barosu Engelli Hakları Merkezi’nden avukat Deniz Yazgan Şenay ile konuştuk.

Yazgan-Şenay, engellilerin politik tercihleri olabileceğinin düşünülmediğini, seçim yapma kabiliyetlerinin haksızca ve herkesçe sorgulanabildiğini söyledi.

Yazgan Şenay, "Öncelikle insan hakları savunucuları ve seçim günü sandık çevresinde görev alacak herkes, seçimin bir sandığa pusula atmaya indirgenemeyeceği bilincinde buluşmalı. Ancak seçime tam bir hafta kala, bu temenninin karşılanamadığını, seçim materyallerinin Braille alfabesi veya okunabilir belge formatlarıyla hazırlanıp halka sunulmadığını; kendisini halkın seçimine sunan politik kimliklerin kendilerini anlatma sürecinde işaret dili çevirmenine başvurma oranının oldukça düşük olduğunu yeniden gözlemledik" diye konuştu:

"Önceki seçimde yaşananlar kötü muamele sınırına yaklaşmıştı"

Önümüzdeki yerel seçimlerde engelli seçmenler ne gibi hak ihlalleri ile karşılaşabilir?

"Fiziksel engelli, süreğen hastalık sahibi veya hareket kısıtı bulunan ileri yaşlı seçmenler için seyyar sandık uygulaması ile oy kullanımı yaygınlaşmışsa da, seyyar sandığa başvuru için son tarihin 17 Ocak 2024 günüydü. Bu tarihten sonra hareket kısıtı yaşayan seçmenler maalesef fiili çözümsüzlükle baş başa bırakıldı.

Çözüm yolları anaakımlaştırılmış veya erişilebilir olmadığı için seçme hakkından feragat eden kişiler seçim sonrası çeşitli yaptırımlar ile yüzleşme tehlikesi ile karşı karşıya. Bu tarihten sonra gerçek bir hareket kısıtı ile karşı karşıya kalan seçmenlerin ilçe seçim kuruluna başvuruda bulunmaları kritik öneme sahip.

Oy kullanma anında ise, özellikle görme engelli seçmenlerin sandık kurulu üyeleri ile yaşadıkları sorunlar, bir önceki seçim sürecinde kötü muamele sınırına yaklaşmıştı. Bu bağlamda, yeniden hatırlatmak gerekir ki, Seçim Kanununun 93. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 'Körler, felçliler veya bu gibi bedeni engellilikleri açıkça belli olanlar, bu seçim çevresi seçmeni olan akrabalarından birinin, akrabası yoksa diğer herhangi bir seçmenin yardımı ile oylarını kullanabilirler. Bir seçmen birden fazla malule refakat edemez.'

Sandık kurulları, görme engelli seçmenleri eşit yurttaş olarak kabul etmeyerek, oy kullanmalarını hepten engellemeye yönelik hukuka aykırı müdahalelerde bulunmayı değil, seçimlere amir kanunu okuyarak, bir seçmenin yalnızca bir kez refakat görevini üstlenmelerine odaklanabilir.

Fiziksel engelli seçmenlerin uğradıkları hak ihlalleri

Gözlemlerimiz sonucu tespit ettiğimiz bir diğer sorun ise, fiziksel engelli seçmenlerin usulüne uygun biçimde zemin katta sandık talep etmelerine rağmen, seçim günü asansörsüz/asansörü bozuk okulların üst katlarında oy kullanmaya mecbur bırakılmasıdır.

Seçmenler, dayanışma ruhu ile fiziksel engelli seçmenleri yukarı taşımaya gönüllü olsa da, bu durumun onur kırıcı bir boyuta sahip olduğu ve ilçe seçim kurullarının ihmalini barındırdığı unutulmamalı.

Zira Seçim Kanununu 74. maddesi uyarınca 'Sandıkların konulacağı yerleri ve oy verme işinin vaktinde sona ermesi için gerekli tedbirleri ilçe seçim kurullarının denetiminde sandık kurulu tespit eder. Sandıkların konulacağı yerlerin belirlenmesinde seçmenin oyunu kolaylıkla, serbestçe ve gizli şekilde verebilmesi gözetilir. Engelli seçmenlerin oylarını rahatlıkla kullanabilmeleri için gerekli tedbirler alınır.'

Bu tedbir alınmamış ise, hemen tutanak tutulmalı, idari başvuru süreci seçim sonrasında işletilmelidir.

"Sandık numarasının belirtildiği tutanak tutulmalı"

Görme engelli seçmenler bakımından ise, aynı kanunun 14. maddesi, YSK’nın görevini açıkça belirlemiştir. YSK, 'Bu Kanunda sözkonusu edilen bütün işlemlerin gerektirdiği form, evrak, liste ve görme engelli seçmenlerin kullanabilmesi için oy pusulalarına uygun şablon gibi her türlü basılı kağıdın tasarım ve baskısını yaptırmak, il ve ilçe seçim kurullarına zamanında ve ihtiyacı kadar ulaşımını sağlamak' ile görevlidir.

YSK, il ve ilçe seçim kurullarına şablon evrak ulaştırmakla, sandık kurulu ise görme engelli seçmenin bağımsız olarak oy kullanma isteğini belirtmişse, refakatçi seçmen bulunmadan kabine girerek oy kullanmasını sağlamakla yükümlüdür. Aksi halde, sandık numarasının mutlaka belirtildiği bir tutanak tutularak, sandık kurulunun sorumluluğuna yönelik idari işlemler yapılabilecektir.

Bir diğer önemli sorun da engelli seçmenlerin oy kullanmak için bekletilmeleri. Seçim Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca 'Gebeler, hastalar ve engelliler bekletilmezler. Yaşlılar önce alınabilirler.'

"Down sendromlular oy kullanabilir"

Down sendromlu seçmenler hak ihlaline uğrarsa ne yapmalıdır?

"21 Mart Down Sendromlular Günü’nü kısa bir süre önce gerimizde bırakmışken, kütükte oy kullanması yönünde engel tespit edilmemiş down sendromlu seçmenlerin sandık kurulu tarafından engellenmeleri ise yalnızca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacaktır.

Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçuna, Seçim Kanunu'nda da yer verilmiştir. Seçim Kanununun 138. maddesi uyarınca 'Bu Kanunun tatbiki ile görevli veya bu Kanuna göre görevlendirilen kimseler görevlerini her hangi bir şekilde kötüye kullandıkları takdirde, fiilleri bu Kanunda ayrı bir suç olarak tanımlanmamış ise, Türk Ceza Kanununun 257. maddesine göre verilecek ceza altıda birden üçte bire kadar artırılarak hükmolunur.'

Bu gibi nahoş durumlar karşısında da engelli ayrımcılığı yapılarak, zihinsel farklılıkları bulunan kişilerin büyümeyen çocuklar olduğu gibi çirkin bir ön kabul ile görevini yerine getirmeyen ve seçmenleri aşağılayan kişiler hakkında tutanak tutulması, bu duruma tanık olan kişilerin sürece destek vermesi önem kazanacaktır."

25 Mar 2024 - 23:56 - Gündem

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tunceli EMEK Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tunceli EMEK Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tunceli EMEK Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tunceli EMEK Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.