Soma’da 301 insanın toprağa düşmesinin 10. Yılında

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te alınmayan önlemlerin 301 işçinin yaşamını yitirmesine neden olduğu ve adı kaza olarak açıklanan o büyük acının bugün 10. Yıldönümü. Türkiye’de büyük kesimin yüreğini dağlayan ve sorumluların serbest bırakıldığı o katliamın üzerinden 10 yıl geçti. Peki ne oldu?

13 Mayıs 2014‘te Soma Kömürleri AŞ’ye ait Eynez Ocağı’nda 301 madenci can verdi, 700 işçi yaralandı ve ülke tarihinin en büyük işçi katliamı yaşandı.

KATLİAM VE SONRASI

Uzun yıllar süren dava sürecinde patronun ihmalleri ve katliamın göz göre göre geldiği mahkeme tutanaklarına, bilirkişi raporlarına yansıdı. Ailelerin yüreği soğumamışken dava sonucunda patrona ve diğer sorumlulara sembolik cezalar verildi. Patron Can Gürkan serbest bırakıldı. Kamu görevlilerin yargılanması engellendi, madenci ailelerinin avukatı tutuklandı. Geriye ise gözü yaşlı aileler, kadınlar, babasız büyüyen çocuklar kaldı.

Soma Davası’nın 11 Temmuz 2018 günü görülen karar duruşmasında, Maden Sahasının İşletmecisi Sanık Can Gürkan’a, taksirle öldürme suçundan 15 yıl hapis ve 3 yıl maden işletme işinden men kararı verildi.

Sanıklar Genel Müdür Ramazan Doğru, Akın Çelik, İsmail Adalı, Ertan Ersoy, Memet Ali Günay Çelik, Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Hilmi Karakoç, Hüseyin Alkan, Mehmet Erez, Haluk Evinç, Fuat Ünal Aydın, Murat Bodur hakkında ise 7 yıl ile 22 yıl arasında hapis cezaları verildi.

Dava istinafa taşındı. İstinaf Mahkemesi Can Gürkan’ın serbest bırakılmasına, maden işletmeme cezasının da kaldırılmasına karar verdi.

Soma’da 2006 yılına kadar Türkiye Kömür İşletmelerine ait olan ocak, 2006 yılında ihaleyle Park Teknik’e verildi. Ancak Park Teknik, 2009 yılında “İleride telafisi mümkün olmayan olayların çıkma ve yangın ihtimaline karşı” ihaleyi geri vermek istedi. Riskli olan ocağın ihalesini TKİ, Soma AŞ’ye verdi.

Devlet şirkete ocağı rödovans sistemiyle, yani ne kadar kömür çıkarsa çıksın hepsini alma garantisiyle verdi. Maden Mühendisleri Odası, kaza ile ilgili hazırladığı raporda 2009 yılında 230 bin ton olan üretimin bir yılda 10 kat arttırılarak 2.6 milyon tona çıkarıldığını açıkladı. Maliyet düşürüldü. Soma AŞ Patronu Alp Gürkan da katliamdan önce yaptığı bir açıklamada, “Özel sektörün çalışma tarzıyla” üretim maliyetlerini 140 dolardan 23.8 dolara indirdiklerini anlatmıştı.

KAPASİTE ARTMIŞ AMA SİSTEM…?

İşçi sayısı ve üretimin artmasına rağmen, ocaktaki havalandırma kapasitesi ve şartlarında bir değişiklik yapılmayarak koşullar daha da ağırlaştırılmış. Şirketin “dayıbaşı” yöntemiyle taşeron işçi çalıştırdığı ortaya çıktı. Sisteme göre; işçi yasal olarak ana işverene bağlı gözüküyor ama fiilen patronu “dayıbaşı” oluyor. İşçinin işe devam edip etmemesinden, alacağı prime kadar her şeye “dayıbaşı” karar veriyor. Dayıbaşları işçiye tokat atacak kadar, işçi üzerinde baskı kurabiliyor.

İşe başlamadan önce işçilere yalnızca üç gün eğitim verildiği ortaya çıktı. Bir kaza durumunda ne yapılacağı öğretilmediği, yalnızca tehlike anında çıkışa yönelmeleri gerektiğinin söylendiği iddiası medyaya yansıdı. Bazı işçilere hiç eğitim verilmediği, sadece eğitim aldıklarına dair kağıt imzalatıldığı da iddialar arasında.

301 insanın hayatını kaybettiği Soma katliamından yaralı kurtulan maden işçisi yaşadıklarını anlattı

KATLİAMIN OLDUĞU GÜN 46 DERECEYDİ

Katliamdan 4-5 ay önce U3 bölgesinde bir göçme yaşandığı ve sıcaklık artışı başladığı iddia ediliyor. Ocakta bariz şekilde sıcaklık artışı olduğunu söyleyen işçiler, bunu ilettiklerinde ‘Biz farkındayız’ denilerek terslendiğini savunuyor. Sonradan bilirkişi raporlarında yer alan ifadelere göre; yer altındaki karbonmonoksit miktarını ölçen sensörler, faciayı aylar öncesinden haber verdi. 50 PPM’yi aşmaması gereken karbonmonoksit miktarı, beş ay boyunca defalarca bu sınırı geçtiği ve hatta 500 PPM’ye kadar ulaştığı halde, sensörlerin uyarısına kulak asılmadı. Ayrıca oksijen miktarı da çoğu kez yüzde 19’un altına düşmesine rağmen maden boşaltılmadı. Gaz ölçümlerinden sorumlu teknik nezaretçiler 15 günde bir hazırladıkları onaylı deftere karbonmonoksit yükselişlerini geçirmedi. Öte yandan, madende 30 dereceyi aşmaması gereken kuru sıcaklık miktarı, faciadan önceki haftadan itibaren 46 dereceye kadar yükseldi. Katliamın olduğu gün de madendeki sıcaklık 46 dereceydi.

GAZ MASKELERİ BOZUK ÇIKMIŞTI

İşçileri zehirli gazlardan koruması gereken maskeler de bozuk çıkmıştı. Maskeler yıllarca denetimden geçmemişti. Ayrıca işçileri koruyabilmesi için de uygun değildi. Maden faciasında kıl payı ölümden kurtulan işçiler, ocağa duman dolup nefes alamamaya başladıklarında, kendilerine verilen gaz maskelerini açtıklarını, ancak hepsinin küflü çıktığını söyledi. İşçilerin buldukları testerelerle hava borularını kesip, bu sayede hayata tutunduklarını söyledi.

SAYIŞTAY RAPORUNDA DEVLETE KÖMÜR DİYE TAŞ SATILDIĞI BELİRTİLMİŞTİ

Sayıştay denetçilerinin hazırladığı denetim raporunda, 2013 yılında Türkiye Kömür İşletmeleri ve Türkiye Taş Kömürü Kurumunun faaliyetleri mercek altına alınmıştı. Raporun üç sayfalık bölümünde “Elbetteki tüvenan (ayrıştırılmamış) tipi kömür taş-kömür karışımıdır” dendi. Bu ifadeler Soma’daki madencilerin, “Biraz da taş basın. Eğer kömür yoksa taş mı yok? Taş yollayın derlerdi” sözleriyle örtüşüyor. Sayıştay raporuna göre; Soma AŞ 2013 yılında devlete 2.3 milyon ton teslimat yaptı. Sayıştayın mercek altına aldığı 1 milyon 549 bin 311 ton karışım yıkamaya verildi. Bundan da sadece 768 bin 791 ton temiz kömür elde edilebildi. Kalan 780 bin 520 ton çöpe gitti.

 İŞÇİ AİLELERİNİN AVUKATI TUTUKLANDI

Soma’da 2014 yılında meydana gelen ve 301 işçinin yaşamını yitirdiği dava mart 2015’te mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle başladı.

Daha önce olası kastla yargılanan (sanığın alacağı ceza ölen kişi sayısına çarpılır) sanıklar, katliamın “FETÖ” tarafından yapılan bir sabotaj olduğunu iddia etti. Sanıkların bu iddiası araştırılırken, davayı yürüten ve soruşturmaya hakim olan mahkeme heyeti ve savcı değişti.

Dava sürerken; işçi ailelerinin avukatı Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı ise tutuklandı. Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi, 12 yıl hapis cezasına çarptırılan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın cezasını 10 yıl 15 ay olarak ‘düzelterek’ onadı.

Hükümet adına tüm açıklamaları olayın hemen ardından Soma’ya gelen dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız yaptı. Taner Yıldız katliama özelleştirmenin davetiye çıkardığı yönündeki ifadelerle ilgili, hükümetin bu politikadan vazgeçmesinin doğru olmayacağını söyledi. Düzenlemeye göre kömür madenlerinde yapılan maaş düzenlemeleri nedeniyle işletmelere devlet desteği geldi. Yer altı kömür işletmelerine asgari ücretin iki katı ödenmesi, çalışma sürelerinin kısalması ve yıllık izin gün sayısının artması nedeniyle oluşan maliyetler sebebiyle maden patronlarına destek verildi. İşçiler için ise 2 bin TL’lik maaş asgari ücretin iki katı oldu. Emeklilik yaşı 49 olacaktı, 50 olarak düzenlendi. Taşeron sistemi kaldırılmadı. Haftalık çalışma süresi sadece yer altında çalışan maden işçileri için 36 saat yapılırken, vardiya değişimi yer altında yapıldığı için çalışma saati fiilen yine 45 saatte bırakıldı.

Soma katliamının 10. yılında avukatlardan Soma belgeseli: Sahi gerçekte ne oldu?

13 May 2024 - 16:00 Manisa/ Soma- Gündem

Mahreç  Dilek Karakoyun ,  Gülnur Rüzgar


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tunceli EMEK Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tunceli EMEK Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tunceli EMEK Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tunceli EMEK Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.