Kök Hücre, Fibroblast ve Alloblast ile "Bir Sünnet Derisinden Binlerce Kişi Yararlanıyor"

Pelin Çini yazdı..

Son günlerde özellikle 'ünlü'ler camiasında çok tercih edilen bir estetik uygulama var. Alloblast: sünnet derisinden elde edilen özel hücrelerin gençleştirici etkisinden faydalanmak üzere iğnelerle yüze ya da boyun bölgesine enjekte edilmesi. Tabii ki biz bu uygulamayı magazin haberlerinde bir önceki cümledeki gibi detaylı şekilde duymuyoruz, daha çok 'gençleşmek için sünnet derisi yaptırdı' başlıklı haberlere maruz kalıyoruz. Özellikle Seda Sayan'ın paylaşımlarından sonra gördüğüm kadarıyla meseleye dair çok fazla cevaplanması gereken soru var. Seda abla her geçen gün gençleşirken insanlar merak ediyor:

Kimin sünnet derisi bu? Nasıl elde ediliyor? Nasıl naklediliyor? Ne işe yarıyor?” gibi
. Ben de soruları muhataplarına yöneltmek istedim. Cevaplardan anladığım kadarıyla bizler büyük bir kavram karmaşası içindeyiz.

Kök hücre, Fibroblast ve Alloblast aynı şeyler değil. Yani 'Kök Hücre Tedavisi' denilince aklınıza gelen o resimde de büyük eksiklikler var. Okuyunca ben de aydınlandım, yalan yok. 
Ha bu arada Alloblast'ı deneyimlemeyi istemem rağmen bir ilaç ile etkileşiminden emin olamadığım için Alloblast yerine EKSOZOM'U tercih ettim. Birinci haftadan bildiriyorum bugüne kadar yaptırdığım tüm işlemleri solladı. Kısacası etkisini görmek için bir ay beklemeye falan da gerek yok, en azından benim bünyemde.

Genesis Biyomedikal firması yönetim kurulu başkanı Semih Soylu'ya sorduk...

- Kök hücre nedir?

Tüm dokuların ve organların oluşumundan sorumlu olan hücredir. Adı üzerinde. Kök hücre diğer tüm hücrelere dönüşebilen bir mekanizma aslında. Yani nerede hastalık, hasar varsa, vücudun nerede yardıma ihtiyacı varsa orayı tedavi eden, oranın kendini onarmasına destek veren, süreci hızlandıran bir çeşit ajan.

- Fibroblast nedir?

Derimizin genç görünmesinde, ince ve derin çizgilerin oluşmamasında, parlak ve canlı görünmesinde, sarkmamasında aktif rol alan hücrelerimiz fibroblastlarımızdır. İnsanlar bunu kök hücre olarak algılıyor ne yazık ki. Oysaki kök hücreler, diğer hücrelerle etkileşebilen mesela bir dokuyu organı yeniden oluşturma yetisine bile sahip olabilen hücrelerdir. Fibroblastlar ise derimizi onarmak ve yenilemek üzere özelleşmişlerdir.

- Peki gelelim meşhur Alloblast'a…

Alloblast da işte bu bahsettiğimiz fibroblast hücrelerinin yeni doğmuş bebeklerin sünnet derisinden elde edilmiş formudur. Çünkü en genç ve aktif fibroblastlar yeni doğan sünnet derisinde mevcuttur.

- Fibroblast hücreleri başka nelerde bulunur? Başka nerelerden elde edilebilir?

Yetişkin kişilerin kulak arkasından, kol içinden veya pubis (kasık) bölgesinden de elde edilebiliyor. Bunlara 'otolog fibroblastlar' diyoruz. Ancak bu fibroblastlar alındıkları kişi ile aynı yaşta olduklarından bebek sünnet derisinden elde edilen fibroblastlar kadar genç değiller.


- Alloblast ile alakalı çok soru var. Toplu olarak sorayım: Sünnet derilerini nereden elde ediyorsunuz? Ailelerin haberi var mı? Aileler bu işten maddi kazanç sağlıyorlar mı? Bu fikir nasıl aklınıza geldi? Bir deriden kaç adet uygulama yapılıyor?

Ailelerin tabii ki haberleri var. Yazılı onamları alınarak, yalnızca bizim gibi Sağlık Bakanlığı tarafından doku/hücre bankası olarak yetkilendirilmiş merkezler tarafından bağış olarak alınabiliyor. Maddi kazanç sağlamıyorlar. Bu konuda yasal mevzuatlar çok açık, dolayısıyla ne aileler bağışta bulunurken ne de biz doku/hücre bankası olarak alırken kanuna aykırı bir durum oluşmuyor. Burada ne yazık ki aslı astarı olmayan bilgiler üzerinden bir karalama kampanyası yapıldı ve hala da yapılıyor. Türkiye’de birden fazla doku/hücre bankası var, bu kuruluşlar da yıllardır gerek otolog (kişinin kendinden) gerekse bağış olarak kordon kanı, kordon dokusu, kemik iliği, kemik dokusu, retina gibi dokuları toplamakta ve insan sağlığına yönelik olarak ürünler üreterek kullanıma sunmaktadır. Ancak magazin değeri olduğu için sünnet derisi dokusunden elde edilen fibroblast toplumun dikkatini fazlaca çekti ve ne yazık ki hem işin ehli olmayan, bilim ile yakından uzaktan alakası olmayan insanlar hem de çıkar çatışması yaşayan hekimler bir karalama kampanası içinde yer aldı. Ancak umuyorum ki bu açıklamalarımdan sonra herkes bu uygulamaya daha farklı bakacaktır.

- Alloblast sizin icadınız mı?

Alloblast fikri ilk bizim aklımıza gelmedi, yani yeni bir buluş olarak ifade etmemiz yanlış olur. 'Allojenik fibroblast' (sünnet derisinden elde edilen fibroblast) uygulaması Amerika’da ve Avrupa’da yıllar önce bilim kurulundan onay almış, klinik uygulamaya geçmiş bir teknoloji. Hatta 2018 yılında FDA’nın GINTUIT ticari adıyla piyasaya sunulan allojenik sünnet derisinden elde canlı fibroblast içeren kombine bir ürüne vermiş olduğu onay da mevcut. Dolayısıyla biz de biyomühendis ekibimizle birlikte bu teknolojiyi geliştirip Sağlık Bakanlığı’mızın yetkili bilim kurulunun değerlendirmesine sunduk. Verilen onay ve sertifikasyonlar neticesinde bu teknolojiyi ülkemize kazandırmış olduk. Ameliyathane ortamında sünnet edilen çocukların çöpe gidecek sünnet derilerini tıp dünyasına, insan sağlığına ve estetik görünüşüne faydalı olmak için bir nevi geri dönüştürmeye başladık.

- Bir deriden kaç uygulama yapılıyor?

Bir sünnet derisinden neredeyse 1000 kişiye yetecek kadar hücre elde edilebiliyor. Yani bir bağış binlerce insana cevap verebiliyor.

- Bir başka insandan alınan bir hücrenin kan bağı bulunmayan birine enjekte edilmesinde bir sakınca var mı? Doku uyuşmazlığı gibi bir durum?

Öncelikle alınan sünnet derisi yeni doğandan elde ediliyor. Sonrasında dokunun merkezimize gelmesinden uygulanması sürecine kadar onlarca kalite analizine ve genetik teste tabi tutuluyor. Netice olarak hücrelerin alıcı kişinin bünyesinde herhangi bir uyuşmazlığa sebebiyet verip vermemesi açısından testler yapılıyor ve onay alan güvenli hücreler kişilere nakledilebiliyor. 


- Burada zamanın öneminin altını bir kez daha çizmek isterim. Diyelim ki alloblast yaptıracaksınız o zaman belli bir saat içinde doku alınıp size ulaştırılmalı. Bu ciddi emek isteyen ve dakikalarla hareket edilen bir süreç.

Hücrelerin kişilere uygulanması da benzer bir süreç; siz uygulama zamanında klinikte oluyorsunuz, soğuk zincir içerisinde özel sıcaklık koşullarında kliniğe hücreler ulaştırılmış oluyor ve belirli bir teknik ile doktorunuz tarafından size enjekte ediliyor. Başa dönersek hem dokunun alınma, işlenme ve test edilme süreci hem de hücrelerin transfer süreci hassas bir şekilde yürütülüyor.

- Uygulamayı kaç kez yaptırmak gerekli?

Kişinin tercihine kalmış ama ideal olarak senede bir kez uygulama yaptırmanın yeterli olduğu geri bildirimini alıyoruz hekimlerimizden. Bu da zaten uygulamanın muadillerine oranla daha çok tercih edilmesinin ana sebeplerinden. Mesela bir diğer uygulamamız fibroblast (kişinin kendi kulak arkasından alınan dokudan üretilen fibroblastların kişiye geri enjekte edilmesi) 3 seans yapılıyor. Sonuç ise kişinin yapısına göre değişiyor.

- Yeni duyulmaya başlandı ama bence önümüzdeki dönemin parlayacak yıldızı, benim de tercih ettiğim EKSOZOM nedir?

Eksozomları; hücrelerin birbirleriyle haberleşme ajanları olarak düşünebilirsiniz. Nedir peki bu haberleşme diyeceksiniz? Bu haberleşme ajanları hücrelerin aktivitesinin artmasına ya da azalmasına, üretilecek kolejinin veya diğer proteinlerin artmasına ya da azalmasına, hücrelerin bir yerden bir yere göç etmesine kadar çok fazla etki göstermesi mümkün olan nano boyuttaki hücre kaynaklı parçacıklardır. Hücresel uygulamalarda olduğu gibi yine enjekte edilerek kullanılabilmektedir. Bizim ülkemizde de Dünya’da olduğu gibi neredeyse eş zamanlı popüler hale gelmiş durumda, bu alandaki çalışmalar hızla ilerlemekte ve biz de eksozom üretiminde pozisyon almış durumdayız. onedio

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayata Dair - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tunceli EMEK Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tunceli EMEK Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tunceli EMEK Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tunceli EMEK Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.