Merhaba Kalemim,

Bu günümüze merhaba…

Hiç bir şey sana benzemiyor.

Ucundan dökülen mürekkebin izleri hiç bir şeyde yok…

Elime almaya çekindiğim, ne yazacağım diye denizin üzerinde sallanan sandal misali kaygılanıyorum arada.

Elimin, zihnimin titrekliğine sarılarak yumuşamaya çalışan halimi kucaklama ihtiyacı hissettiğim zamanıma günaydın…

Bu gün güneş bir başka parlıyor sanki.

Güneşin prensi Şems’in ay parlaklığında ki  Mevlana’yla semah dönüşü gibi…

Merhaba boşlukların içinde yol alan, yol bulan ruhum. İkimizin yürüyecek yolları ışığını besleyecek yürekleri olan hali…

Ölüm bizi beklerken zaman geçirdiğimiz, gizemli boşluk halimiz.

GEL, yanıma otur...

Varlığımızın sebebine yüz sürelim.

İkimizde hürmet edelim.

Halimiz nicedir?

Gönlümüzün akarsuyu nerelere yol gösterir? Su gibi akmaya niyet edelim.

Kapı komşuda belki soluklanıp kahve içelim.

Sonra, sonrası bizi bekleyen, zamanımızı bilmediğimiz yol ve yolculuk bekler bizi…

Ve biz; zamanımızın ÇOCUKLARI elbet bu zenginlik bize hikmetini sunacak…

Ben sana hürmet ederken başımı okşayan MA=doğa ana, sana gönül dolusu Merhaba, bana söyleyecek sözlerine kulak kabartan içimdeki çocuğa…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar EvRim Karakoyun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Tunceli EMEK Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Tunceli EMEK Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Tunceli EMEK Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Tunceli EMEK Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.